8 Aralık 2011 Perşembe

2007 krizinin Batı ülkelerinde sağlık üzerine etkisi

2007 krizinden sonra yapılan bir araştırmada ABD'lilerin %26.5'i, Kanadalıların %6.5'i, İngilizlerin %10.3'ü, Fransızların %12'si rutin sağlık hizmetlerini kullanımının azaldığını belirtmiştir. Kriz sonrası sağlık hizmeti kullanımın en fazla olduğu ülkenin ABD olması ise bu ülkede hizmetler sırasında yapılan cepten ödemelerin yüksek düzeyde olmasına bağlanmaktadır.

Kriz sonrasında aileleri bir azn servetlerinde de azalmalar meydana geldi. ABD'lilerin %55'i kriz sonrası mal varlığında bir azalma olduğunu belirtirken, %20'si ise mal varlığındaki azalmanın %30 ya da üzerinde olduğunu belirtti. İngiltere, Kanada, Fransa ve Almanya'da mal varlığında azalma olduğunu bildirenlerin oranı %45 ile %34 arasında değişmekteydi.

Kriz sırasında işsizlik oranlarında da belirgin bir artış gerçekleşti. Kriz sırasında işsiz olduğunu ve iş aradığını belirten kişilerin oranı Almanya'da %14.4, ABD'de %13.8, Fransa'da %10.1, İngiltere'de ise %6.6 olarak gerçekleşti.

Kaynak:

The Economic Crisis and Medical Care Usage http://www.hbs.edu/research/pdf/10-079.pdf

Anahtar sözcükler

koronavirüs (35) çevre kirliliği (32) Kovid-19 (30) hava kirliliği (24) kanser (24) pandemi (22) iş sağlığı (18) beslenme (14) bulaşıcı hastalıklar (13) kalp hastalıkları (12) pestisid (12) salgın (11) çevrecilik (10) egzersiz (9) içme suyu (9) işe bağlı sağlık sorunu (8) kalp krizi (8) obezite (8) bağımlılık (7) birinci basamak sağlık (7) cinsel yolla bulaşan hastalık (7) iş kazası (7) işçi sağlığı (7) koronavirus (7) çocuk sağlığı (7) aile planlaması (6) aşı (6) diyabet (6) grip (6) gıda güvenliği (6) yoksulluk (6) akciğer kanseri (5) ekonomik durgunluk (5) işsizlik (5) kısırlık (5) meme kanseri (5) rahim kanseri (5) stres (5) ölüm (5) astım (4) besin zehirlenmesi (4) iş güvenliği (4) otizm (4) sağlık finansmanı (4) vitamin (4) zihinsel işlev (4) Bisfenol A (3) KOAH (3) Kuş gribi (3) allerji (3) antibiyotik (3) antidepresan (3) asbest (3) depresyon (3) doğurganlık (3) erken ölüm (3) gebelik (3) iklim değişikliği (3) inme (3) iş gerilimi (3) kent (3) kent sağlığı (3) kollesterol (3) korunma (3) koruyucu sağlık (3) kronik hastalıklar (3) kızamık (3) sağlık (3) sağlık çalışanları (3) tedavi (3) verem (3) yaşam süresi (3) şeker hastalığı (3) ABD (2) HPV (2) MERS (2) Suriye (2) akciğer hastalıkları (2) arsenik (2) ağrı kesici (2) cinsel ilişki (2) cinsellik (2) doğum riski (2) endokrin bozucular (2) eşitsizlik (2) finansal kriz (2) genç (2) gonore (2) hastalık (2) ilaç direnci (2) kondom (2) madde bağımlılığı (2) migren (2) nükleer santral (2) okul (2) prostat kanseri (2) romatizma (2) salmonella (2) sigara (2) sıtma (2) tarama (2) zoonoz (2) çocuk felci (2) üreme sağlığı (2) GDO (1) H7N7 (1) H7N9 (1) SARS (1) akrilamid (1) alkol (1) ambalajlı su (1) aşı karşıtlığı (1) baharat (1) bel soğukluğu (1) benzen (1) beyaz et (1) biber gazı (1) boğmaca salgını (1) cezaevi (1) damar sertliği (1) difteri (1) doğum defekti (1) düşük doğum ağırlığı (1) egzema (1) endometriosiz (1) endometrium (1) enfeksiyon (1) erken doğum (1) erken püberte (1) eroin (1) evde doğum (1) gastroşisiz (1) gelir düzeyi (1) genetik hastalıklar (1) hafıza (1) halı (1) hastane (1) hipotiroidizm (1) ilaç (1) ishal (1) istismar (1) iç ortam kirliliği (1) kabakulak (1) kadın sağlığı (1) kadın ölümlülüğü (1) kahvaltı (1) kahve (1) kan kanseri (1) kellik (1) kentsel dönüşüm (1) klamidya (1) kortikosteroid (1) kuduz (1) kuru göz (1) kuru temizlemeci (1) lenfoma (1) maden (1) meme gelişimi (1) mezotelyoma (1) modern yaşam (1) nanoteknoloji (1) neoliberalizm (1) nörolojik hastalıklar (1) parkinson (1) perflorin (1) psikososyal stres (1) psoriasiz (1) ruhsal sorun (1) silikosiz (1) tek sağlık (1) vaka tanımı (1) yaşlı (1) yaşlı sağlığı (1) özelleştirme (1)